
Kişisel Verilerin Korunması Hukuku
Dijital Hafızanın Silinmesi: Unutulma Hakkı ve Türkiye'deki Uygulamaları
3 Kasım 2025 | BY Demirışık Hukuk
İşte bu noktada, bireylerin dijital dünyadaki bu kalıcı izlerinden kurtulma ve özel hayatlarının gizliliğini koruma arayışı, "Unutulma Hakkı" kavramını ortaya çıkarmıştır. Peki, bu hak nedir, Türkiye hukukunda nasıl yer bulmuştur ve ne gibi koşullar altında kullanılabilir? Demirışık Hukuk Bürosu olarak, bu makalemizde unutulma hakkının hukuki niteliğini, kapsamını ve pratik uygulamalarını detaylıca inceleyeceğiz.
Unutulma hakkı, en temel tanımıyla, internet ortamında yayımlanmış kişisel verilerin, belli koşullar altında silinmesini, erişimin engellenmesini veya ilgili arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını talep etme hakkıdır. Bu hak, bireylerin şerefine, itibarına, özel hayatın gizliliğine ve kişisel verilerinin korunması hakkına ilişkin anayasal güvencelerin dijital dünyaya uyarlanmış bir uzantısıdır. Özellikle Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile geniş bir uluslararası tanınırlık kazanmış olup, bireylerin dijital itibarlarını yönetmelerine olanak tanır.
Unutulma hakkının modern hukuk sistemlerindeki evrimi, genellikle 2014 yılında Avrupa Adalet Divanı'nın verdiği "Google Spain" kararı ile hız kazanmıştır. Bu karar, arama motorlarının, kişisel verilerin işlenmesinde veri sorumlusu statüsünde olduğunu ve belirli koşullar altında, kişilerin kendileriyle ilgili eski ve artık güncelliğini yitirmiş bilgilerin arama sonuçlarından çıkarılmasını talep edebileceğine hükmetmiştir. Türkiye'de ise bu hak, doğrudan bir kanuni düzenleme ile değil, Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay içtihatları ile gelişim göstermiştir. Özellikle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve 17. maddesindeki kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, unutulma hakkının temel dayanağını oluşturur. Ayrıca, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında yer alan veri silme, yok etme ve anonim hale getirme hakları da unutulma hakkının uygulanma mekanizmaları arasında önemli bir yer tutar.
Türkiye'de unutulma hakkının kullanılabilmesi için belirli şartların oluşması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın ortaya koyduğu ölçütlere göre, bir bilginin veya içeriğin internetten kaldırılmasının istenebilmesi için şu hususlar göz önünde bulundurulur:
Güncellik Yitimi: Bilginin yayımlandığı tarihten itibaren uzun bir süre geçmiş olması ve güncelliğini kaybetmesi. Olayın kamuoyunun dikkatini çekme özelliğinin azalması.
Kamu Yararı Dengesi: Bilginin yayında kalmasının kamuyu bilgilendirme, haber alma özgürlüğü gibi kamu yararı ile talep edenin özel hayatın gizliliği, kişilik hakları arasındaki dengenin hassas bir şekilde değerlendirilmesi. Bilgiye erişimin devam etmesinin kamusal bir fayda sağlayıp sağlamadığı sorgulanır. Özellikle kamuoyuna mal olmuş kişiler için bu denge daha dikkatli kurulur.
Haber Değeri Kaybı: Yayımlanan bilginin veya haberin, başlangıçtaki haber verme veya kamuoyu oluşturma değerini yitirmesi.
Kişilik Haklarına Müdahale: Bilginin erişilebilir kalmasının, bireyin kişilik haklarını (şeref, itibar, özel hayat) ciddi şekilde ihlal etmesi veya zarar vermesi.
Bilginin Doğruluğu: Talep edilen bilginin doğru olup olmadığı tek başına unutulma hakkının kullanımına engel teşkil etmez; önemli olan güncelliğini yitirmiş olmasıdır.
Bu koşullar çerçevesinde, özellikle eski haberler, artık geçerliliğini yitirmiş yargı kararları veya bireyin gelecekteki yaşamını olumsuz etkileyebilecek kişisel veriler, unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilir.
Her hak gibi unutulma hakkının da mutlak olmadığını ve belirli sınırlamalara tabi olduğunu belirtmek gerekir. Bu sınırlar, genellikle ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, haber alma özgürlüğü, bilimsel veya tarihsel araştırma amaçları ve kamuyu bilgilendirme gibi kamu yararı niteliğindeki haklarla çatıştığında ortaya çıkar. Örneğin, kamuoyunu ilgilendiren önemli olaylar, suç teşkil eden fiiller veya toplumsal hafızanın korunması gereken durumlar söz konusu olduğunda, unutulma hakkı kısıtlanabilir. Özellikle gazetecilik faaliyetleri kapsamında yayımlanan haberlerin, kamuoyunu bilgilendirme görevinin bir parçası olması halinde, bu içeriklerin kaldırılması daha zorlayıcı olabilir. Burada temel ilke, çatışan haklar arasında adil bir denge kurulmasıdır.
Unutulma hakkını kullanmak isteyen bir kişi, öncelikle ilgili veri sorumlusuna (örneğin, web sitesi yöneticisi, arama motoru sağlayıcısı) başvurmalıdır. KVKK uyarınca bu başvuruya 30 gün içinde yanıt verilmesi zorunludur. Eğer veri sorumlusu talebi reddeder veya süresinde yanıt vermezse, kişi Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na (KVKK) şikayette bulunabilir. Kurumun kararı da tatmin edici bulunmazsa veya hukuki süreç farklı bir mecraya taşınmak istenirse, yargı yoluna başvurulabilir. Türkiye'de unutulma hakkına ilişkin davalar genellikle asliye hukuk mahkemelerinde açılmakta olup, içeriğin yayından kaldırılması veya arama sonuçlarından çıkarılması talep edilmektedir. Bu süreç karmaşık olabileceğinden, konusunda uzman bir hukuk bürosundan hukuki destek almak büyük önem taşımaktadır.
Dijital dünyada bireylerin mahremiyetini ve kişisel verilerinin kontrolünü sağlamak, günümüzün en önemli hukuki meselelerinden biridir. Unutulma hakkı, bu bağlamda, bireylere geçmişteki dijital izlerini silme ve geleceğe daha özgür bir şekilde adım atma imkanı sunan kritik bir araçtır. Ancak bu hakkın kullanımı, ifade özgürlüğü ve kamu yararı gibi diğer haklarla dengeli bir şekilde yapılmalıdır. Demirışık Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin unutulma hakkına ilişkin taleplerini, Türk hukuk mevzuatı ve uluslararası standartlar çerçevesinde titizlikle değerlendiriyor, gerekli hukuki adımları atarak haklarının korunması için kapsamlı danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunuyoruz. Dijital itibarınız ve kişisel verilerinizin korunması konusunda hukuki desteğe ihtiyacınız olduğunda bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yazar Hakkında

